Trafik Kazalarında Kusur Tespiti ve Bilirkişi Raporu Rehberi 2026: Mahkeme Süreci, Adli Tıp ve İtiraz Yolları
Özet — Bilmeniz Gereken En Kritik 6 Madde
Trafik kazasında kusur, sonradan ödenecek tazminatın ve verilecek cezanın hem niteliğini hem miktarını belirleyen tek başına en güçlü değişkendir. Aynı maddi hasar tablosu, kusur oranındaki on puanlık bir kayma ile binlerce TL fark üretebilir; aynı yaralama eylemi, asli kusur tespiti ile basit taksir arasında yıllarca hapis cezası farkına yol açabilir.
Türkiye'de kusur üç ayrı sahnede belirlenir: sigorta şirketinin iç değerlendirmesi (KMAZMSS Genel Şartları ve TRAMER), ceza yargılaması (asliye ceza, ağır ceza, sulh ceza) ve hukuk yargılaması (asliye hukuk, asliye ticaret, sulh hukuk). Üç sahnenin delil değerlendirme rejimi farklıdır; bir sahnedeki kusur kararı diğerini kendiliğinden bağlamaz. Sigorta tahkim aşamasındaki itirazlar için ayrıca TRAMER Kusur Oranına İtiraz Rehberi sayfası daha dar bir odakla işlenmiştir; bu makale mahkeme süreçlerini ele alır.
Mahkeme sürecinde kusur, taraf beyanı veya polis tutanağı ile değil bilirkişi raporu ile tespit edilir. CMK m. 62 ve devamı (ceza yargılaması) ile HMK m. 266 ve devamı (hukuk yargılaması) hâkimin özel ve teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiye başvurmasını düzenler. Trafik kazalarında atanan bilirkişi tipik olarak makine mühendisi veya trafik uzmanıdır; ölümlü ve yaralanmalı olaylarda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Daireleri devreye girer.
Asli kusur kavramı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (KTK) düzenlenir. Asli kusur sayılan hâllerde, kuralı ihlal eden sürücüye prensip olarak kazadan tek başına sorumlu tutulabilecek bir kusur isnat edilir; karşı tarafın kusuru ancak istisnai olarak bu oranı düşürür. Kırmızı ışık ihlali, yüksek alkollü sürüş, geçme yasağına aykırı geçme, kavşakta geçiş hakkına uymama gibi durumlar bu listenin tipik örnekleridir.
Müterafik kusur ise kazada zarar gören tarafın da bir oranda kusurunun bulunmasıdır. Türk Borçlar Kanunu m. 52, hâkime bu durumda tazminatı indirme veya tamamen kaldırma takdir hakkı tanır. Yaya kırmızı ışıkta geçerken araç tarafından çarpılırsa, motosiklet sürücüsü kasksız seyrederse, kemer takmamak ağırlaşmış yaralanmaya yol açtıysa — bunların hepsi tazminatı azaltabilen tipik müterafik kusur senaryolarıdır.
Bilirkişi raporuna itiraz, çoğu dosyanın kaderini değiştiren teknik bir aşamadır. Raporun çelişkili olması, deliller arasındaki tutarsızlığı atlaması, mahallinde keşif yapılmadan masa başında düzenlenmesi veya açıkça kabul edilemez bir sonuca varması durumunda yeniden inceleme, ek rapor veya üst kurul incelemesi talep edilebilir. Pratikte ilk bilirkişi raporunun yarısından fazlasına teknik gerekçeli itiraz mümkündür; bu itiraz doğru yapıldığında kusur oranı 10–30 puan değişebilir.
1. Trafik Kazasında "Kusur" Nedir? Hukuki Temel
Türk hukukunda kusur, hem ceza sorumluluğunun hem de tazminat sorumluluğunun merkezindedir. Trafik kazaları söz konusu olduğunda kusur, üç farklı kanun penceresinden değerlendirilir; bu pencerelerin tümünü birden anlamak, doğru savunma kurabilmenin ön şartıdır.
Birincisi, ceza hukuku açısından kusur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 22. maddesi taksiri, "dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun yasal tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi" olarak tanımlar. Trafik kazaları kural olarak taksirli suçtur. Sürücünün öngörebilir bir riski öngörmemesi (basit taksir) veya öngörmesine rağmen gerçekleşmeyeceğine inanması (bilinçli taksir) ayrımı, alacak cezanın katsayısını belirler.
İkincisi, özel hukuk açısından kusur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişinin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu hükme bağlar. Trafik kazasında araç sahibinin, sürücünün ve sigortacının sorumluluğu — kademeli olarak — bu temel ilkeden doğar.
Üçüncüsü, idari trafik hukuku açısından kusur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, hangi davranışın kural ihlali sayıldığını ve hangi ihlallerin "asli kusur" niteliği taşıdığını teknik bir liste hâlinde ortaya koyar. Bu liste, ceza ve hukuk hâkimleri için bir rehber işlevi görür; bilirkişi raporlarının iskeleti çoğu zaman bu listeye yaslanır.
Üç kanun, üç farklı amaca hizmet eder ama ortak bir noktada birleşir: olayda kim, hangi kuralı ihlal ederek sonucun doğmasına ne ölçüde sebep olmuştur? Bu sorunun cevabı, kusur oranı olarak rakamlaştırılır.
2. Kusur Türleri ve Oranları: Asli, Tali, Müterafik
2.1 Asli Kusur (KTK m. 84 Eksenli Değerlendirme)
Asli kusur, KTK'nın çizdiği çerçevede, kazanın oluşmasında doğrudan ve birincil etken sayılan kural ihlalidir. Asli kusur sayılan bir davranış sergileyen sürücü, prensip olarak kazadan tek başına %100 oranında sorumlu tutulabilir. Karşı tarafın da bir kural ihlali bulunması bu temel sorumluluğu kendiliğinden değiştirmez; ancak somut olayın özellikleri ışığında ya da karşı tarafın asli kusur derecesinde bir ihlali varsa kusur paylaştırılır.
Yargıtay'ın tutarlı uygulaması, asli kusur niteliğindeki ihlallerin ağır basacağı yönündedir; özellikle Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin tazminat dosyalarında ve Ceza Genel Kurulu'nun ceza dosyalarında bu yaklaşım istikrarlıdır. KTK'nın kendisi de bu mantığı destekler; asli kusurlu sürücünün ihlali, başka kuralları takip eden karşı sürücünün davranışını "kabul edilebilir öngörü dışına" çıkardığı için olağan dikkat yükümlülüğünün üst sınırını çoğu zaman aşar.
2.2 Tali Kusur
Tali kusur, asli kusura göre kazanın oluşmasında ikincil rol oynayan, sonucun ortaya çıkmasında etkili olmakla birlikte tek başına yeterli olmayan kural ihlalidir. Tipik örneği, asli kusurlu bir karşı araç karşısında hız sınırını biraz aşmış veya emniyet şeridini kullanmış bir sürücüdür. Bilirkişi raporlarında %20–%40 aralığında kusur paylaşımları çoğunlukla tali kusur değerlendirmesinin sonucudur.
2.3 Müterafik Kusur (TBK m. 52)
Müterafik kusur, zarar görenin de zararın doğmasında veya artmasında kusurunun bulunması hâlidir. Türk Borçlar Kanunu m. 52, hâkime bu durumda tazminattan indirim yapma veya tazminatı tamamen kaldırma takdir yetkisi tanır. Karayolu olaylarında en sık karşılaşılan müterafik kusur örnekleri şunlardır: kemer takmamış sürücünün ağırlaşmış yaralanmaları, kasksız motosiklet sürücüsünün kafa travmaları, yaya kırmızı ışıkta yola atlayarak çarpılması, alkollü yolcunun sürücüyü uyarmaması (hatır taşıma ile birlikte).
Yargıtay, müterafik kusur indirimini yıllar içinde belirli kalıplara oturtmuştur. Kemer takmamış ön koltuk yolcusunun yaralanmasında %10–%20, kasksız motosiklet sürücüsünün kafa travmasında %20–%30, alkollü taraftaşının (hatır taşımanın) bilerek araca binmesinde %20 civarında indirimler tipik uygulamadır. Bu oranlar bağlayıcı katı tarifeler değildir; her dosyanın somut özelliklerine göre hâkim takdir eder.
2.4 Bölünebilen ve Bölünemeyen Kusur
Bazı durumlarda kusur, taraflar arasında matematiksel olarak bölünebilir (%70-%30 gibi). Bazılarında ise — özellikle karayolundaki bir engelin yarattığı kazalarda — kusurun tamamı, idarenin kusursuz sorumluluk rejimine veya araç işletenin tehlike sorumluluğuna düşer. KTK m. 85, motorlu araç işletenin kusursuz da olsa zarara sebep oldukları zarardan sorumlu olduğunu hükme bağlar. Bu çerçevede araç işleten ve sürücü, kusur olmasa bile işleten sıfatıyla zarardan sorumlu tutulabilir; ancak iç ilişkide kusur paylaşımı tazminatın nihai dağıtımını belirler.
3. Kusur Tespitinin Üç Sahnesi
3.1 Sigorta / TRAMER Aşaması
Maddi hasarlı kazalarda zarar gören taraf önce sigortacıya başvurur. Sigortacı, KMAZMSS Genel Şartları ve TRAMER veri tabanı esas alınarak kusur oranını ön değerlendirme yapar. Bu değerlendirmeye 5 iş günü içinde itiraz edilebilir; itiraz sonuçsuz kalırsa Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yolu açıktır.
Bu makalenin odağı mahkeme süreci olduğundan, sigorta tahkim ayrıntıları için site içi şu kaynaklara bakılabilir: TRAMER Kusur Oranına İtiraz ve Sigorta Tahkim Komisyonu Başvurusu. Burada kritik nokta şudur: sigortanın belirlediği kusur oranı mahkemeyi bağlamaz. Aynı kazaya ilişkin mahkeme dosyasında bilirkişi tamamen farklı bir oran çıkarabilir; bu durum sigorta dosyasının yeniden açılmasını veya rücu sürecini etkiler.
3.2 Ceza Yargılaması
Ölümlü veya yaralanmalı kazalarda Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturma başlatır. Suçun ağırlığına göre dosya farklı mahkemelere düşer:
- Asliye Ceza Mahkemesi: Taksirle yaralama (TCK m. 89), basit ve nitelikli hâllerinin önemli bir kısmı.
- Ağır Ceza Mahkemesi: Taksirle ölüme sebebiyet verme ile birden fazla mağdurun ağır yaralanması (TCK m. 85/2).
- Sulh Ceza Mahkemesi: Daha hafif trafik düzeni ihlalleri ve bazı kabahatler.
Ceza yargılamasında bilirkişi raporu CMK m. 62–73 çerçevesinde alınır. Hâkim, sanığın taksirinin derecesini (basit taksir ya da bilinçli taksir) belirlerken bu rapora büyük ölçüde dayanır. Bilinçli taksir, basit taksire göre cezayı üçte birden yarıya kadar artırır (TCK m. 22/3).
3.3 Hukuk Yargılaması
Maddi ve manevi tazminat talepleri için açılan davalar görevli mahkeme açısından üçe ayrılır:
- Asliye Hukuk Mahkemesi: Trafik kazasından kaynaklanan maddi/manevi tazminat davaları kural olarak buradadır.
- Asliye Ticaret Mahkemesi: Sigortacıya karşı açılan rücu ve tazminat davaları, ticaretî nitelik kazandığı için bu mahkemededir.
- Sulh Hukuk Mahkemesi: Delil tespiti talepleri ve değer kaybı gibi belirli miktar üstü olmayan davalar.
Hukuk yargılamasında bilirkişi HMK m. 266 ve devamı çerçevesinde atanır. Mahkeme bilirkişiyi re'sen atayabileceği gibi taraflar da talep edebilir. Rapor mahkemeye sunulduktan sonra iki haftalık itiraz süresi içinde tarafların yazılı görüşlerini bildirmesi gerekir.
4. Bilirkişi Kim? Hangi Yetkiyle, Hangi Verilerle Çalışır?
4.1 Bilirkişilik Rejimi (6754 sayılı Kanun)
Türkiye'de bilirkişilik 2016'da yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ile kurumsallaşmıştır. Bilirkişiler, Bilirkişilik Bölge Kurulları'nın listelerinden seçilir; her bilirkişi belirli bir uzmanlık alanı için yetkilendirilmiştir. Trafik kazalarında atanan bilirkişiler tipik olarak şu profillerden gelir:
- Makine mühendisi (özellikle araç tekniği, fren-süspansiyon-hız hesabı için)
- Trafik uzmanı / trafik müşaviri (KTK ve trafik işaretleri uygulaması)
- İnşaat veya yol mühendisi (yol geometrisi, görüş mesafesi)
- Otomotiv teknisyeni / araç ekspertizi (hasar yorumu)
Ölümlü ve ağır yaralanmalı dosyalarda mahkemeler genellikle bireysel bilirkişi yerine Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairelerine yönelmektedir. Bunun nedeni hem kurumsal güvenilirlik hem de itirazların azaltılmasıdır.
4.2 Bilirkişi Hangi Verilere Bakar?
Bir trafik kusur raporunun bel kemiğini şu deliller oluşturur:
- Kaza tespit tutanağı — polis veya jandarmanın olay yerinde tuttuğu resmi belge. Kazaya karışan araçların konumu, çarpma noktası, hasar bölgeleri ve sürücü beyanları burada yer alır.
- Kroki — kaza yerinin ölçekli çizimi. Modern uygulamada GPS koordinatları ve mesafeler de eklenir.
- Sürücü, yolcu ve tanık beyanları — savcılık veya mahkeme tarafından alınan ifadeler.
- Araç hasar fotoğrafları ve hasar tespit raporu — çarpma açısı, hız ve önceliği belirlemek için kritik.
- Olay yeri fotoğrafları — fren izleri, savrulma yolu, kırılma parçalarının dağılımı.
- Tıbbi raporlar — yaralanmanın türü ve şiddeti, kemer/kask kullanımının etkisi.
- Mahallinde keşif tutanağı — hâkim ve bilirkişinin olay yerine gidip yaptığı inceleme. HMK m. 288 ve CMK m. 83'te düzenlenmiştir.
- Araç teknik kayıtları — tachograph, EDR (event data recorder), navigasyon kayıtları, ticari araçlarda GPS verileri.
- Trafik kamera ve özel güvenlik kamera kayıtları — son yıllarda en güçlü delil hâline gelmiştir.
Bu delillerin tamamlığı raporun güvenilirliğini doğrudan etkiler. Eksik bir deliller temeline oturmuş rapor itiraza açıktır; aşağıda 8. bölümde itiraz teknikleri detaylandırılacaktır.
4.3 Mahallinde Keşif
Trafik kazasında mahallinde keşif, raporun kalitesini en çok artıran tek aşamadır. Bilirkişinin sadece dosyadaki kâğıt belgelere değil, olay yerini bizzat görerek; görüş mesafesini, yolun eğimini, işaretlemeyi, kavşak geometrisini değerlendirmesi mümkün olur. Yargıtay'ın yerleşik görüşü, özellikle çelişkili rapor durumunda mahallinde keşfin raporun denetlenebilirliği için elzem olduğu yönündedir. Mahallinde keşif talebi reddedilirse, bu ret kararı kararın bozulması için tek başına yeterli bir gerekçe oluşturabilir.
5. KTK m. 84 Çerçevesinde Asli Kusur Sayılan Tipik Hâller
Aşağıdaki liste, KTK ve Yargıtay uygulamasının zaman içinde oluşturduğu "asli kusur" çerçevesinin pratik özetidir. Her bir hâl somut olayda farklı sonuç doğurabilir; yine de bilirkişi raporlarının başlangıç noktasını oluşturur.
1) Kırmızı ışık ihlali. Trafik ışıklarına uymamak en katı asli kusur hâlidir. Kavşakta yeşil ışıkta hareket eden sürücü, kırmızı ışıkta gelen aracın ihlalini öngörebilir kabul edilmez. Sarı ışıkta giriş tartışmalıdır; kavşağa girildiği anda ışık sarıysa ve durmak teknik olarak mümkün değilse asli kusur değerlendirmesi yapılmayabilir.
2) "Dur" levhalı yola çıkma — durmadan geçme. Tali yoldan ana yola çıkışta "dur" levhasının zorunlu kıldığı tam duruşu yapmamak, ana yolda seyreden aracın görüş mesafesi sınırlı olsa bile asli kusur sayılır.
3) Hız sınırlarının aşılması. Sürücü, KTK m. 50–51'de belirtilen hız sınırlarını aşmıştır ve bu aşım kazanın oluşmasında belirleyici olmuştur. Hız limiti aşımının kusur olarak nitelendirilebilmesi için nedensellik bağı kurulmalıdır; sınırı aşan ancak kazaya etkisi olmayan hız ihlali asli kusur olarak yansıtılmaz, sadece idari para cezası gerektirir.
4) Geçme yasağına aykırı sollama. Yatay sürekli çizgili yolda, viraj başında, tepe üstünde veya geçme yasağı işareti bulunan yerde sollama yapmak. Karşıdan gelen araçla çarpışma neredeyse her durumda solloyan sürücüye yüklenir.
5) Şerit ihlali ve karşı şeride geçme. Direksiyon hâkimiyeti kaybetmeden bilinçli olarak karşı şeride geçmek asli kusurdur. Buz, su birikintisi veya araç arızası nedeniyle hâkimiyetin kaybedilmesi durumunda mücbir sebep savunması gündeme gelebilir; ancak uygulama bu istisnayı dar yorumlar.
6) Arkadan çarpma — yakın takip. KTK m. 54, sürücülerin "önündeki araç birden durduğunda çarpmadan durabileceği mesafeyi" bırakmasını emreder. Arkadan çarpma kural olarak asli kusurdur. İstisnası: önündeki araç açık bir kural ihlali yapmıştır (örneğin sinyal vermeden U-dönüşü).
7) Yaya geçidi ihlali. Yaya geçidinde geçen yayaya ilk geçiş hakkı vermemek asli kusurdur. Yaya kırmızı ışıkta geçse bile, yayayı gören sürücünün durması beklenir.
8) Alkollü/uyuşturucu etkisinde araç kullanma. KTK m. 48, özel araç sürücüleri için 0.50 promil sınırı koyar; ticari araç ve motosiklet sürücüleri için sıfır promil zorunludur. Sınır üstü alkol tespit edildiğinde, alkolün kazaya etkisi bilirkişi raporunda incelenir. Yüksek alkol seviyesi pek çok dosyada asli kusur sebebidir; "münhasıran alkolün etkisiyle" oluşan kazalarda sigorta da rücu hakkını kullanabilir.
9) Geçiş üstünlüğü kuralına uymama. Kavşakta sağdan gelen araca geçiş hakkı vermek, ana yoldaki araca geçiş hakkı vermek, ambulans/itfaiye gibi geçiş üstünlüğü olan araca yol vermek — bunlara uymamak asli kusurdur.
10) Doğrultu değiştirme — sinyal vermeden manevra. Sinyal verilmeden sola dönüş, U-dönüşü, şerit değişikliği. KTK m. 53.
11) Park kurallarına aykırı park ve yol kapatma. Hatalı park edilen aracın görüş mesafesini kapatması nedeniyle oluşan kazada parkçı asli kusurlu sayılabilir.
12) Geçme manevrasında öndeki aracı sıkıştırma. Yan geçişte güvenli mesafeyi korumamak ve geçilen aracı şerit dışına itmek.
13) Tek yönlü yolda ters yönde sürüş. Tek yön levhasına aykırı sürüş, görsel kontrolün tamamen kayboldu varsayılan bir kural ihlalidir. Çarpan veya çarpılan fark etmeksizin ters yönde sürücü asli kusurludur.
14) Demiryolu geçidi kurallarına uymama. KTK m. 80, demiryolu geçidinde "dur" işaretine, ışık ve ses uyarısına uyma zorunluluğunu emreder. İhlal eden sürücü hem kendi hem üçüncü kişilerin zararından asli sorumludur.
15) Yaya kaldırımı veya yaya yolunu işgal. Araçla yaya yoluna girip yayaya çarpmak veya zarar vermek asli kusurdur. Yaya, kendi alanında olmayı haklı beklemiştir; sürücünün araçla bu alana girmesi savunulamaz.
16) Otobüs/halk otobüsünün kapalı kapısının açılmadan veya yolcunun inmesi tamamlanmadan hareket. Toplu taşıma sürücüsü, durakta tam duruş yapmak ve yolcunun güvenli iniş-binişini sağlamakla yükümlüdür. İhlal asli kusurdur.
17) Kavşakta sola dönüşte karşı şeride dik açıyla girme. Sola dönen sürücü manevrayı, karşıdan gelen trafiği görme mesafesini kapatmayacak şekilde tamamlamak zorundadır. Yanlış manevra asli kusurdur.
18) Çocuk taşıyan okul servisinde araç içi güvenlik ihlali. Okul taşıtı sürücüsü, çocuk yolcuların kemerlerinin takılı olmasını ve refakatçi bulunmasını sağlamakla yükümlüdür (Okul Servis Araçları Yönetmeliği). İhlal hem sürücüye hem işletene kusur yükler.
19) Tehlikeli yük taşıyan aracın hız ve takip mesafesi ihlali. ADR (Tehlikeli Madde Taşıma) düzenlemesine tabi araçlarda hız ve takip mesafesi sınırları daha katıdır. Yakıt tankeri, kimyasal madde aracı veya patlayıcı taşıyan araçların ihlali, kazanın boyutunu büyüteceği için asli kusur ağırlığında değerlendirilir.
20) Mobil telefon kullanarak araç sürme. KTK m. 73 ve 2918 sayılı Kanun'a eklenen düzenlemeler, seyir hâlinde elden tutarak telefon kullanımını yasaklar. Telefon kullanımının kazaya katkısı (örneğin tanık beyanı, fatura kayıtları, kamera) ispat edilirse asli kusur faktörü olarak değerlendirilir.
Bu yirmi kalem kapsayıcı liste değildir. Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde tanımlanan onlarca farklı kural ihlali de — somut olayın özelliklerine göre — asli kusur çerçevesinde değerlendirilebilir. Önemli olan kuralı ihlal eden davranış ile zararın oluşumu arasında nedensellik bağı kurulabilmesidir.
6. Pratik Senaryo Galerisi — 25 Sık Karşılaşılan Olayda Kim Kusurlu?
Aşağıdaki kısa değerlendirmeler, bilirkişi raporlarında ve Yargıtay kararlarında karşılaşılan tipik yaklaşımları özetler. Her senaryoda somut olayın özellikleri belirleyicidir; bu nedenle sonuçlar olası bir ön kabul değil, kullanılan ölçüt seti olarak okunmalıdır.
1. Arkadan çarpma (düz yolda seyir hâlinde). Genelde arkadan çarpan araç tam kusurludur. Önündeki sürücü ani fren yapsa bile, takip mesafesi yetersizliği asli kusur olarak değerlendirilir.
2. Arkadan çarpma — önündeki araç sebepsiz frenleme. Yargıtay 17. HD uygulamasına göre yine arkadan çarpan asli kusurludur; çünkü yetersiz takip mesafesi bizzat ihlaldir. Kasıtlı frenleme ispatlanırsa öndeki sürücüye %10–%20 müterafik kusur düşebilir.
3. Şerit değiştirirken yan çarpma. Şerit değiştiren araç asli kusurludur. Sinyal verilmiş olsa bile, manevranın güvenliği sürücünün sorumluluğundadır.
4. Sola dönüşte karşıdan gelen araca çarpma. Sola dönen araç, karşıdan gelen araca yol vermek zorundadır (KTK m. 53). Sola dönen kural olarak asli kusurludur.
5. U-dönüşü esnasında çarpma. U-dönüşü yapan, karşıdan ve arkadan gelen tüm trafiğe yol vermekle yükümlüdür. U-dönüşü yapan asli kusurludur; arkadan gelen sürücünün hız ihlali varsa %20–%30 tali kusur düşer.
6. Park hâlindeki araçtan yola çıkma. Park yerinden ayrılan araç, ana akıştaki tüm araçlara yol vermek zorundadır. Park hâlinden çıkan asli kusurludur.
7. Açılan kapıya çarpma. Park hâlindeki aracın kapısının kontrolsüz açılması ve yan geçen aracın bu kapıya çarpması durumunda kapıyı açan asli kusurludur. Geçen aracın aşırı hızda olması veya kapıya çarpacak kadar yakın geçmesi durumunda kusur paylaşımı gündeme gelir.
8. Kırmızı ışıkta geçen sürücüye yandan çarpma. Kırmızı ışık ihlal eden tam kusurludur. Yeşil ışıktan geçen sürücü hız ihlali yapsa dahi, kırmızı ışıkta gelen aracı öngörmesi beklenmez.
9. Kavşakta sağdan gelene yol vermeme. Eşit nitelikli kavşakta sağdan gelen geçiş üstünlüğüne sahiptir (KTK m. 56). Sağdan gelene yol vermeyen asli kusurludur.
10. Ana yoldaki araca tali yoldan çıkışla çarpma. Tali yoldan ana yola çıkan araç, ana yoldaki tüm trafiğe yol vermek zorundadır. Asli kusur tali yoldan çıkana aittir.
11. Yaya geçidinden geçen yayaya çarpma. Sürücü yaya geçidi öncesinde yavaşlamak ve yayaya yol vermek zorundadır (KTK m. 74). Bu kurala uymama asli kusurdur; yayanın koşması veya kontrolsüz girişi tali kusur olarak düşülebilir.
12. Kırmızı ışıkta yola çıkan yayaya çarpma. Yaya kırmızı ışıkta geçse bile, sürücü görüş mesafesindeki yayaya çarpmamak için gerekli tedbiri almakla yükümlüdür. Bu tip olaylarda kusur tipik olarak %60–%70 sürücü, %30–%40 yaya şeklinde paylaştırılır; yayanın ani çıkışı varsa oranlar tersine dönebilir.
13. Yol kenarında yürüyen yayaya çarpma. KTK m. 68 yayanın yaya yolu, banket veya yol kenarında yürümesini düzenler. Sürücünün yaya yoluna girerek yayaya çarpması asli kusurdur. Karayolunda yürümesi yasak bir kesimde (otoyolda) yürüyen yayanın çarpılmasında %50'ye varan müterafik kusur uygulanabilir.
14. Otobüs/dolmuş kapısı kapanmadan kalkma — yolcunun düşmesi. Toplu taşıma sürücüsü, yolcuların binişini ve inişini tamamlamadan aracı hareket ettiremez. Yolcunun düşmesi durumunda sürücü ve işleten asli kusurludur.
15. Hareket hâlindeki otobüse binmeye çalışırken düşme. Yolcu, durmamış araca binmeye çalışırsa yaralanmadan büyük oranda kendisi sorumludur; sürücü kapıyı kapatmamışsa kusur paylaşımı doğar.
16. Karda kayan otobüs / araç. Hava koşulu kötü ise sürücüden daha düşük hız ve kış lastiği beklenir (KTK m. 51, kış lastiği yönetmelikleri). Kar nedeniyle kontrol kaybı kural olarak sürücünün kusurudur; mücbir sebep iddiası ancak öngörülemez bir buzlanma vs. ile dar kabul edilir.
17. Lastik patlaması nedeniyle kontrol kaybı. Lastik bakımı sürücünün sorumluluğundadır. Düzenli bakım ispat edilmedikçe lastik patlaması mücbir sebep sayılmaz; sürücü asli kusurludur.
18. Fren patladı / fren tutmadı iddiası. Aracın fren sisteminin periyodik bakımı yapılmamışsa fren arızası sürücüye yüklenir. Aracın yeni servis görmüş olması ve servis kusuru bilirkişiyle ispat edilirse sorumluluk servise kayar.
19. Geceleyin ışıkları yanmayan araç. Aydınlatma ekipmanı yanmayan araç sürücüsü gece sürüş yasağı kapsamındadır. Bu durumda kazada arkadan veya karşıdan gelen aracın görmemesi anlaşılırdır; ışıksız araç asli kusurludur.
20. Geçiş üstünlüğü olan aracın (ambulans, itfaiye, polis) kazaya karışması. KTK m. 71, sireni açık geçiş üstünlüğü aracına yol verilmesini emreder. Ancak geçiş üstünlüğü aracı da emniyetli sürmek zorundadır (m. 72). Sireni açıkken kırmızı ışıkta geçen ambulansın kazadaki kusuru "tedbirsiz geçme" şeklinde kısmen tali kusur olarak değerlendirilebilir.
21. Geçilen aracın sollama esnasında sola yönelmesi. Sollanan aracın aniden sola yönelmesi (örneğin sola dönüş için) durumunda kusur paylaşılır. Sollayan sinyali görmemiş ise daha fazla kusur ona düşer; sollanan ani manevra yapmışsa pay yüksek olabilir.
22. Kavşağa yaklaşırken hız almak ve sarı ışıkta geçme. Sarı ışıkta geçiş, ani durma kazaya yol açacaksa kabul edilebilir; ancak gözle görülecek bir mesafe varsa sarıda hızlanma asli kusur sayılır.
23. Otoyolda emniyet şeridindeki araca çarpma. Emniyet şeridi yalnızca acil ihtiyaç içindir. Hatalı park yapan emniyet şeridi aracı kusurludur, ancak çarpan sürücü de şeritte beklenen muhtemel araçları öngörmekle yükümlüdür. Tipik dağılım %30–%70 (emniyet şeridi aracı %30) civarındadır.
24. Bisiklet sürücüsünün kamyonete arkadan tutunarak seyretmesi. Bisiklet sürücüsünün KTK m. 67'nin yasakladığı şekilde başka araca tutunması asli kusurdur; çarpan kamyonet sürücüsünün takip mesafesi sağlanmadığı için kusur paylaşımı doğar.
25. Hatır taşıması (alkollü tarafta yolcu olarak bulunma). Sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binen yolcu, yaralanmasında %20–%30 müterafik kusurlu sayılır. Aynı oran sürücünün sürücü belgesinin olmadığını bilerek yolculuk eden için de geçerlidir.
26. Çocuğun kontrolsüz yola atlaması. Trafik tabelası bulunmayan yerleşim yeri içi bir sokakta, yola çocuk atladığında — özellikle yaşı küçükse — sürücünün kusurunun ağırlığı ön plana çıkar. Yerleşim yeri içinde 50 km/h sınırına uygun seyreden ve yaya görüş mesafesi kısa olan sürücüye dahi %50'nin üzerinde kusur yüklenebilir.
27. Sürücüsüz aracın yokuş aşağı kayması. El frenini çekmemek, vitese takmamak veya tekerleğe takoz koymamak; park edilen aracın yokuş aşağı kayarak başka araç veya yayaya çarpmasına yol açabilir. Bu hâlde tek tarafa — park edene — tam kusur yüklenir.
28. Sürücünün ani sağlık problemi (kalp krizi, epilepsi). Sürücünün direksiyon başında ani bir sağlık problemi yaşaması ve aracın kontrolsüz kalması durumunda, bu sağlık probleminin önceden bilinen ve sürüş izninin alındığı bir rahatsızlık olup olmadığı belirleyicidir. Bilinmeyen ve aniden ortaya çıkan rahatsızlıklar mücbir sebep olarak kabul edilebilir; bilinen ve göz ardı edilen rahatsızlıklar sürücüye kusur yükler.
29. Otoyolda yavaş seyreden araca arkadan çarpma. Otoyolda asgari hız 40 km/h'in altına düşen araç sürücüsü kural ihlali yapmıştır. Arkadan çarpan sürücünün takip mesafesi yetersizliği de eklenince kusur paylaşımı tipik olarak %40–%60 aralığında dağılır.
30. Karşı şeritten gelen aracın seyir şeridine girmesi. Karşıdan gelen aracın bir nedenle (uyumak, savrulmak, başkasını sollamak için) sizin şeridinize girip çarpması durumunda, prensip olarak karşı sürücü asli kusurludur. İstisna: kaza sırasında çarpılan tarafın da çok yüksek hız veya alkollü olması durumunda kusur paylaşımı dengelenebilir.
31. İş makinesinin yola katılışı. Şantiye sahasından çıkıp yola katılan iş makinesi sürücüsü, görüşü kapalı bölgelerde maksimum dikkat göstermek zorundadır. Kazanın oluşmasında iş makinesi sürücüsü genellikle asli kusurlu sayılır; karşı sürücüye ancak hız ihlali varsa tali kusur düşer.
32. Açık kapaklı kamyonet kasasındaki yükün dökülmesi. Yükün düzgün bağlanmadan kasada taşınması ve seyir sırasında yola dökülerek arkadan gelen araca çarpması — kamyonet sürücüsüne ve nakliyat işletenine asli kusur yükler (KTK m. 65).
33. Sis veya yoğun yağmurda kazaya karışma. Görüş mesafesi düşük olan hava koşullarında hız ve takip mesafesi azaltılmalıdır (KTK m. 51, m. 54). Bu kurala uymayan sürücü asli kusurludur; havanın aniden değişmesi gibi öngörülemez koşullar müterafik kusur olarak yansır.
34. Karayolundaki çukur veya bakım eksikliği nedeniyle kontrol kaybı. Karayolu bakımından idarenin kusursuz sorumluluğu vardır (KTK m. 110). İdareye karşı doğrudan tazminat davası açılabilir; sürücünün kusuru somut hava ve hız koşullarına göre tartılır. İdarenin tazminat sorumluluğu için "öngörülemez ve önlenemez" bir tehlikenin oluştuğu ispatlanmalıdır.
35. Arıza nedeniyle yolda kalan araca arkadan çarpma. Yolda arızalanan araç sürücüsü reflektör koymak, dörtlü yanmak, mümkünse aracı emniyet şeridine çekmek zorundadır (KTK m. 81). Bu yükümlülüğü yerine getirmemiş sürücü ile takip mesafesi bırakmayan arkadaki sürücü arasında kusur dağılımı yapılır; tipik dağılım %40–%60 aralığındadır.
Bu senaryolar, bilirkişi raporunun iskeleti olabilir ama tek başına raporu oluşturmaz. Somut delil seti, yol ve hava koşulu, görüş mesafesi, sürücü/yaya yaşı ve fiziksel durumu — hepsi nihai sonucu etkiler.
6.1 Sürücü Dışı Sorumluluk: Hatır Taşıma ve Yolcular
Hatır taşıma, bir kişinin ücret almaksızın bir başkasını aracıyla taşımasıdır. Türk hukukunda hatır taşıyana karşı sorumluluk indirimli uygulanır. TBK m. 51 ve Yargıtay'ın yerleşik uygulaması çerçevesinde hatır taşınanın yaralanmasında, sürücünün ona karşı sorumluluğu yaklaşık %20 oranında indirilir. Buradaki mantık şudur: hatır taşınan, kendisine sağlanan dostça hizmet karşılığında bir miktar riski göğüsler.
Önemli istisnalar vardır. Sürücünün alkollü, ehliyetsiz veya bilinçli olarak tehlikeli sürmüş olduğunun anlaşıldığı dosyalarda hatır taşıma indirimi uygulanmaz. Sürücünün taşıdığı kişiye karşı kasıt veya ağır kusur taşıdığı durumlar bu istisnanın sınırını oluşturur. Yolcunun sürücüyü uyarmasına rağmen sürücünün riskli sürüşe devam etmesi durumunda kusur paylaşımı yolcu lehine değişir.
Ticari taşıma — taksi, otobüs, dolmuş, paylaşımlı araç — söz konusu olduğunda taşıyanın sorumluluğu kusursuz sorumluluk rejimine yaklaşır. TBK m. 66 ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği çerçevesinde ticari taşıyan, yolcunun güvenliğini en yüksek özen düzeyiyle sağlamakla yükümlüdür. Bu nedenle ticari araçtaki yolcu yaralanmasında müterafik kusur indirimi nadiren uygulanır.
6.2 Araç İşletenin Sorumluluğu (KTK m. 85)
KTK m. 85, motorlu aracın işleteninin (genelde araç sahibi veya kiralayan) zarardan sorumlu olduğunu hükme bağlar. İşletenin sürücüyle aynı kişi olması zorunlu değildir; baba aracını oğluna verdiğinde, oğul kazada kusurlu çıkarsa baba da işleten sıfatıyla sorumludur.
İşleten sorumluluğunun istisnası yetkisiz işleten (örneğin çalıntı araçla yapılan kaza) ve mücbir sebeptir. İşleten, aracını gözetiminden çıkardığını ispat etmediği sürece sorumluluktan kurtulamaz. Bu kuralın pratik sonucu, tazminat davasının hem sürücüye hem işletene yöneltilmesinin standartlaşmış olmasıdır.
7. Müterafik Kusurun Hesaba Etkisi
Müterafik kusur, tazminat hesabını matematiksel olarak doğrudan etkiler. TBK m. 52'nin verdiği takdir yetkisi çerçevesinde hâkim, zarar görenin kusur oranı kadar tazminatı indirir.
Basit bir örnek: 100.000 TL tutarındaki bedensel zarar tazminatında zarar görenin %30 müterafik kusuru tespit edilmişse, hâkim tazminatı 70.000 TL'ye düşürebilir. Ancak bu otomatik değildir; özellikle ağır yaralanma veya ölüm vakalarında, zarar görenin makul ölçüde küçük kusurları (örneğin kemer takmamak) için hâkim daha düşük bir indirim takdir edebilir veya hiç indirim yapmayabilir.
Müterafik kusur ile asli/tali kusur farkı. Kusur paylaşımı bir kazada iki sürücünün birbirine karşı sorumluluğunu paylaştırır. Müterafik kusur ise zarar görenin kendi zararının doğmasına katkısıdır. Aynı dosyada her ikisi birden uygulanabilir. Örneğin karşıdan gelen iki aracın çarpışmasında her ikisinin de %50 kusuru olabilir; ve aynı anda yaralanan sürücülerden biri kemer takmamışsa kendi tazminatından ek %15 indirim alabilir.
8. Bilirkişi Raporuna İtiraz: Süreler, Yöntem ve Stratejik İpuçları
8.1 İtiraz Süresi
Hukuk yargılamasında bilirkişi raporu mahkemeye sunulup taraflara tebliğ edildikten sonra iki haftalık itiraz süresi başlar (HMK m. 281). Ceza yargılamasında benzer şekilde rapor tebliği sonrası tarafların makul süre içinde itirazını sunması beklenir. Bu süre kaçırıldığında "rapora itiraz edilmemiş sayılır" sonucu doğmaz, ama uygulamada itirazın etkisi büyük ölçüde azalır.
8.2 İtiraz Konusu Olabilecek Başlıca Sebepler
- Mahallinde keşif yapılmamış olması veya yapılmasına rağmen tutanağa yansımamış olması.
- Çelişkili rapor — birden fazla bilirkişi raporu birbirinden farklı sonuçlara ulaşmıştır; aradaki çelişki giderilmemiştir.
- Eksik delil incelemesi — kamera kaydı, EDR verisi, tanık beyanı gibi dosyaya girmiş bir delil rapora yansımamış.
- Hatalı KTK yorumu — bilirkişi yanlış maddeyi uygulamış veya asli/tali kusur ayrımını gerekçesiz yapmış.
- Hesaplama hatası — özellikle hız hesabı, fren mesafesi, çarpma açısı gibi teknik kalemlerde fiziksel olarak hatalı sonuç.
- Müterafik kusur değerlendirmesinin atlanması — zarar görenin kusurunun raporda hiç ele alınmaması.
- Yetersiz gerekçe — sonuç bölümünde bir oran verilmiş ama hangi delillere dayanıldığı açıklanmamış.
8.3 İtirazın Şekli ve Stratejisi
Etkili bir itiraz dilekçesi şu unsurları içermelidir:
- Spesifik sebep listesi — "rapora itiraz ediyoruz" yetmez; her bir sebep açıkça gerekçelendirilmelidir.
- Karşı teknik argümanlar — mümkünse özel bilirkişi mütalaası (mütekabili rapor) ekli sunulmalı.
- Talep — "yeni bilirkişi heyeti oluşturulması", "ek rapor istenmesi", "Adli Tıp Kurumu'na yollanması" veya "üst kurul incelemesi" gibi somut bir talep belirtilmelidir.
- Yargıtay içtihatları — benzer olaylarda Yargıtay'ın yaklaşımı dayanak yapılabilir.
8.4 Üst Kurul İncelemesi ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin raporuna itiraz edildiğinde dosya, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilebilir. Genel Kurul kararı bağlayıcı değildir ama uygulamada hâkim çoğunlukla Genel Kurul'un görüşüne uyar. Bu nedenle Genel Kurul aşamasına gelmiş bir dosyada itiraz dilekçesi en üst düzey teknik özenle hazırlanmalıdır.
9. Çelişkili Bilirkişi Raporları — Mahkemenin Yapması Gereken
Aynı kaza için birden fazla bilirkişi raporu alınmış ve raporlar farklı sonuçlara varmışsa, Yargıtay'ın yerleşik içtihadı bu çelişkinin giderilmesi gerektiği yönündedir. Mahkeme şu yolları izleyebilir:
- Aynı bilirkişiden ek rapor isteme — çelişkiyi açıklaması için sorular yöneltir.
- Yeni bir bilirkişi heyeti oluşturma — üç kişilik bir heyet daha güvenilir kabul edilir.
- Adli Tıp Kurumu'na yollama — kurumsal güvenilirlik için en güçlü seçenek.
- Mahallinde yeniden keşif — çelişkinin kaza yerinde çözülmesi gerekiyorsa.
Çelişkinin giderilmeden bir rapora dayanılarak hüküm kurulması bozma sebebidir. Bu kural, savunma avukatlarının lehine güçlü bir araç sunar: ilk raporun aleyhe olduğu durumda rakip rapor sunmak çoğu zaman dosyayı yeniden bilirkişiye gönderme sonucunu doğurur.
10. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Süreci
Adli Tıp Kurumu (ATK), Adalet Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren bilimsel kuruluştur. Trafik İhtisas Daireleri, özellikle ölümlü ve ağır yaralanmalı kazalarda mahkemelerin başvurduğu öncelikli kurumdur.
ATK'ya gönderilen dosyada inceleme şu aşamalardan geçer:
- Dosya inceleme — kaza tutanağı, kroki, fotoğraflar, tıbbi raporlar.
- Olay yeri inceleme (gerektiğinde) — özellikle çelişkili dosyalarda.
- Uzman heyet toplantısı — makine mühendisi, trafik uzmanı, adli tıp uzmanı bir araya gelir.
- Rapor hazırlanması — sonuç bölümünde kusur oranı ve gerekçe.
ATK Trafik İhtisas Dairesi raporları, mahkemelerce çoğu zaman en güvenilir kabul edilir. Buna rağmen rapora itiraz mümkündür; itiraz halinde dosya ATK Genel Kurulu'na yollanır. Genel Kurul, daire raporunu onaylayabilir, değiştirebilir veya yeniden inceleme isteyebilir.
ATK sürecinin sakıncası uzunluktur. Dosyanın bir yıl veya daha fazla beklediği görülür. Bu nedenle bir dosyanın doğrudan ATK'ya gönderilmesinin talep edilmesi, dosya stratejisinin parçası olarak değerlendirilmelidir.
11. Kusurun Tazminat ve Ceza Üzerindeki Somut Etkileri
11.1 Tazminat Hesabına Etkisi
Maddi tazminat kalemleri (tedavi gideri, kazanç kaybı, araç hasarı, değer kaybı) kusur oranına göre paylaştırılır. Manevi tazminatta da kusur belirleyici faktörlerden biridir; tam kusurlu sürücüye karşı talep edilen manevi tazminat, müşterek kusurlu duruma göre genellikle daha yüksek belirlenir.
Bedensel zarar tazminatında — özellikle iş göremezlik ve destekten yoksun kalma — kusur oranı doğrudan çarpan etkisi gösterir. %50 kusurlu bulunan ölen sürücünün desteğinden yoksun kalan ailesi, normalde 1.000.000 TL tutarındaki tazminatı 500.000 TL olarak alır. Aradaki 500.000 TL farkın oluşması için bilirkişi raporundaki kusur oranındaki sadece on puanlık değişiklik bile yeterlidir.
11.2 Ceza Üzerindeki Etkisi
TCK m. 22, taksirli suçlarda kusurun ağırlığına göre cezada alt sınırdan başlayarak belirli oranlarda artırma veya azaltma yapılabileceğini hükme bağlar. Bilinçli taksir (TCK m. 22/3) cezayı üçte birden yarıya kadar artırır. Trafik kazasında alkollü olmak, kırmızı ışıkta geçmek, aşırı hızla seyretmek tipik olarak bilinçli taksir göstergesi sayılır.
Birden fazla mağdurun ölümü veya ağır yaralanması durumunda TCK m. 85/2 ve m. 89/4 ceza artırımı öngörür. Bilirkişi raporu, sanığın hangi mağdur açısından hangi oranda kusurlu olduğunu net göstermelidir; bu, ceza hâkiminin "fail kusur ağırlığı" değerlendirmesinin doğrudan tabanıdır.
11.3 Sigorta Rücuya Etkisi
Sigortacı ödediği tazminatı kusurlu sürücüye rücu edebilir. Özellikle alkollü sürüş, sürücü belgesiz araç kullanma, çalıntı araç kullanma, yarış-tehlikeli sürüş gibi KMAZMSS Genel Şartları'nın istisna olarak saydığı hâllerde rücu kuvvetli ihtimaldir. Mahkemenin tespit ettiği kusur oranı, sigortanın rücu davasında temel referanstır.
12. Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler
Trafik kazası davalarında zamanaşımı sürelerinin doğru hesaplanması, hak kaybını önler.
Tazminat davası açısından. TBK m. 72 uyarınca, haksız fiilden doğan tazminat istemi zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Trafik kazalarına özgü olarak KTK m. 109, ceza kanununda daha uzun zamanaşımı öngörülen suçlar bakımından ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağını hükme bağlar. Bu çerçevede, ölümlü trafik kazasında zamanaşımı süresi 15 yıla kadar uzayabilir; yaralanmalı kazalarda 8 yıla kadar.
Ceza davası açısından. TCK m. 66'da düzenlenen genel zamanaşımı süreleri uygulanır. Taksirle yaralamada 8 yıl, taksirle ölüme sebebiyet vermede 15 yıl tipik sınırlardır.
Sigorta tahkimine başvuru süresi. Sigorta şirketinin ret veya teklif yazısının tebliğinden itibaren 5 yıl içinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir; ancak pratikte makul süre içinde başvuru tavsiye edilir.
Rücu davası süresi. Sigortacının kendi sigortalısına rücu davası, ödediği tarihten itibaren işlemeye başlar. Rücu zamanaşımı genel olarak iki yıldır; ancak suç teşkil eden ihlallere dayanan rücularda daha uzun sürer.
Sürelerin hesaplanmasında fesih veya kesinleşme tarihi değil, zarar veya sorumlunun öğrenildiği tarih esas alındığı için pratikte ihtilaf doğar. Süphesinde olduğunuz dosyada en erken tarihi esas alıp ona göre hareket etmek en güvenli yoldur.
13. Ölümlü Kazalarda Kusurun Özel Sonuçları
Ölümlü trafik kazasında kusur tespiti, hem ceza dosyasının ağırlığını hem de hak sahiplerinin tazminat hakkını belirler. Bu dosyalar uygulamada kendine özgü kuralları taşır.
Destekten yoksun kalma tazminatı (TBK m. 53). Ölenin desteğinden yoksun kalan yakınları (eş, çocuk, anne-baba, bazen kardeş) tazminat talep eder. Hesap, ölenin yaşam beklentisi (TRH-2010 tablosu), gelir düzeyi, hak sahibinin destek payı ve kusur indirimi kullanılarak aktüeryal yöntemle yapılır. Kusur oranındaki on puanlık değişim, milyonluk tazminatlarda yüz binlerce TL fark üretir.
Manevi tazminat (TBK m. 56). Ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat talep edebilir. Hâkim manevi tazminatı belirlerken ölenin kusur oranını da dikkate alır; tam kusurlu sürücüye karşı yapılan talep, kısmi kusurlu duruma göre genelde daha yüksek belirlenir.
Cenaze ve defin giderleri. Bunlar maddi tazminatın bir kalemi olarak ve genel kusur oranıyla orantılı olarak ödenir.
Ceza dosyası tarafı. Taksirle bir kişinin ölümü TCK m. 85/1, birden fazla kişinin ölümü veya ölümle birlikte yaralanma m. 85/2 çerçevesinde değerlendirilir. Asli kusurlu sürücüye verilen ceza, müşterek kusurluya göre daha ağır olur. Bilinçli taksir tespit edilirse ceza üçte birden yarıya kadar artar.
Sosyal Güvenlik Kurumu rücusu. Vefat eden işçinin yakınlarına SGK ödeme yapmışsa, SGK ödediği tutarı kusurlu sürücüye/sigortaya rücu edebilir (5510 sayılı Kanun m. 21). Bu rücu dosyaları tazminat dosyasıyla paralel ilerler ve kusur oranı orada da belirleyicidir.
14. Özel Sürücü ve Araç Kategorilerinde Kusur
Trafik kusur değerlendirmesi sürücü ve araç tiplerine göre farklılaşır. Yargıtay yıllar içinde belirli sürücü kategorilerinde özel ölçütler geliştirmiştir.
Motosiklet sürücüsü. Motosiklet sürücüleri için kemer ve hava yastığı koruması olmadığından, yaralanma şiddeti yüksektir. Mahkemeler motosiklet sürücüsünden daha yüksek dikkat ve özen beklemekle birlikte, motosikleti gören dört tekerlekli araç sürücüsünün de gözleminin yüksek tutulmasını arar. Kasksız motosiklet sürücüsünün kafa travmasında müterafik kusur indirimi %20–%30 aralığındadır.
Ticari araç sürücüsü (taksi, otobüs, kamyon). Ticari taşıyıcılar, özel araç sürücülerinden daha yüksek özen yükümlülüğü altındadır. KMAZMSS Genel Şartları ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği bu beklentiyi sayısallaştırır. Ticari sürücülerin alkol sınırı sıfır promildir; çalışma saati ve dinlenme kuralları daha katıdır. İhlaller daha ağır değerlendirilir.
Acemi sürücü. Yönetmelik çerçevesinde iki yıllık deneyim altındaki sürücülerin kazaya karışmasında "acemi sürücü" değerlendirmesi yapılır. Bu değerlendirme, kusur oranını değil ancak bilirkişinin gerekçeli değerlendirmesini etkiler.
Yaşlı sürücü ve sağlık koşulları. İleri yaş tek başına kusur sebebi değildir; ancak sürücünün sürüş ehliyetinin yenilendiği son sağlık raporu, dosyada incelenebilir. Sürüşe engel teşkil ettiği bilinen bir sağlık koşulunun (görme bozukluğu, epilepsi, kalp rahatsızlığı) gizlenmesi, sürücüye ek kusur yükler.
Yaya kategorisi. Yaya değerlendirmesinde yaş ve fiziksel kapasite önemlidir. Küçük çocuğun (genelde 12 yaş altı) kusur sorumluluğu çok sınırlıdır; sürücünün çocuğun ani çıkışını öngörme yükümlülüğü daha yüksek kabul edilir. Yetişkin yaya için kusur paylaşımı kural çerçevesinde işler. Görme engelli, işitme engelli veya yaşlı yayalar için sürücünün öngörü yükümlülüğü artar.
Bisiklet ve elektrikli scooter (mikromobilite) sürücüsü. Son yıllarda yaygınlaşan elektrikli scooterlar için Yönetmelik özel kurallar getirmiştir. Scooter sürücüleri trafikte motosiklet kuralları çerçevesinde değerlendirilir; kaldırımda sürüş yasaktır; gece reflektör ve ışık zorunludur. İhlaller asli kusur olarak yansır.
Yabancı plakalı araç ve uluslararası sürücü. Türkiye'de yabancı plakalı araçların karıştığı kazalarda kusur tespiti aynı kurallara tabidir. Yabancı sigorta şirketleri için Yeşil Kart sistemi devreye girer; ancak Türk mahkemesinde açılan dava ve tespit edilen kusur oranı yine bağlayıcıdır.
15. Hangi Tazminat Kalemleri Kusur Oranı ile Çarpılır?
Kusur oranı, tüm tazminat kalemleri için aynı şekilde uygulanmaz. Hangi kalemde nasıl uygulandığını bilmek dosya stratejisinin parçasıdır.
Maddi tazminat kalemleri (doğrudan kusur oranıyla çarpılır):
- Tedavi gideri. Hastane, ameliyat, ilaç, fizik tedavi, protez gibi tüm sağlık giderleri SGK tarafından karşılanmayan kısmı için talep edilir. Toplam tutar kusur oranıyla çarpılır.
- Geçici iş göremezlik tazminatı. Yaralanma nedeniyle çalışamadığı süre için kazanç kaybı. Net günlük kazanç × yaralanma süresi × (1 - kendi kusur oranı).
- Sürekli iş göremezlik tazminatı. Sakatlık oranına göre hesaplanan yaşam boyu gelir kaybı; aktüeryal yöntemle bulunur, sonra kusur indirimi uygulanır.
- Araç hasarı / değer kaybı. Aracın onarım maliyeti ve değer kaybı; karşı tarafın kusuru oranında sigortasından veya kendisinden talep edilir.
- Destekten yoksun kalma tazminatı (ölüm hâlinde). Ölenin yaşam beklentisi süresince yakınlarına sağlayacağı gelir desteği; kusur oranı doğrudan etkiler.
- Cenaze ve defin giderleri. Maddi tazminat kalemi; kusur oranıyla orantılı paylaştırılır.
Manevi tazminat (kusur belirleyici ama indirim mekanik değil):
TBK m. 56'ya göre manevi tazminat, hâkimin takdir yetkisi içindedir. Kusur oranı manevi tazminatı doğrudan çarpan etkisiyle indirmez; hâkim, mağdurun acı ve ızdırap düzeyini, sosyal-ekonomik durumunu, kusur dağılımını ve diğer faktörleri birlikte değerlendirerek makul bir miktar belirler. Pratikte ağır müterafik kusur tespit edildiğinde manevi tazminat tutarı düşürülür; tam kusursuz mağdur ise üst sınırdan değerlendirilir.
SGK rücu kalemleri (özel rejim):
5510 sayılı Kanun m. 21 çerçevesinde SGK, kazadan zarar gören sigortalısı için ödediği geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri, ölüm aylığı ve diğer kalemleri kusurlu sürücüye/işletene rücu eder. Bu rücu kusur oranı çerçevesinde sınırlandırılır; tam kusurlu sürücüye %100, kısmen kusurluya kendi payı kadar rücu edilebilir.
Sigortacının azami sorumluluk sınırı:
Trafik sigortasının ödeyeceği tutar azami sorumluluk sınırları ile sınırlıdır. Bedensel zararda her bir kişi için sınır, maddi zararda her bir araç için sınır farklıdır. Sınırın üzerindeki kısım sürücüden veya işletenden talep edilir. 2026 yılı sınırları için Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın güncel duyurusu esastır.
16. Sıkça Sorulan Sorular
Polis kaza tutanağında "kusursuz" gösterildim. Mahkemede de kusursuz mu sayılırım?
Hayır; polis tutanağı olay yerindeki anlık tespittir, kesin delil değildir. Mahkemede bilirkişi raporu kusuru yeniden değerlendirir. Polis sizi kusursuz göstermiş olsa da bilirkişi farklı sonuca varabilir. Tersi de mümkün — polis kusurlu göstermişken bilirkişi sizi kusursuz çıkarabilir.
Sigorta şirketi beni %100 kusurlu çıkardı. Mahkemede değiştirebilir miyim?
Evet. Sigortanın kusur değerlendirmesi mahkemeyi bağlamaz. Açacağınız dava veya açılan ceza dosyasında alınacak yeni bilirkişi raporu farklı sonuca varabilir. Bu durumda sigortaya rücu hakkınız doğar. Sigorta tahkim sürecinin daha hızlı işlediği unutulmamalı; öncelikle TRAMER Kusur Oranına İtiraz yolunun denenmesi tavsiye edilir.
Bilirkişi raporu aleyhime. Mahkeme buna uymak zorunda mı?
Hayır. Hâkim bilirkişi raporuyla bağlı değildir (HMK m. 282). Hâkim raporu serbestçe takdir eder; yetersiz veya hatalı gördüğü raporun aksi yönde karar verebilir veya yeni bilirkişi atayabilir. Ancak uygulamada hâkimler teknik konularda büyük ölçüde rapora uyar; bu nedenle rapora itiraz aşaması kritiktir.
Kaza anında kemer takmamıştım. Tazminat alabilir miyim?
Evet, alabilirsiniz. Ancak kemer takmamak, yaralanmanızı ağırlaştırdığı oranda müterafik kusur sayılır ve tazminatınızdan indirim yapılır. Tipik indirim %10–%20 aralığındadır. Eğer kemer takmış olsaydınız yaralanma çok daha hafif olacaktıysa indirim daha yüksek olabilir.
Adli Tıp Kurumu raporu aleyhime. İtiraz şansım var mı?
Evet. ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna itirazınızı sunarsanız dosya ATK Genel Kurulu'na gönderilir. Genel Kurul yeni bir değerlendirme yapar; sonuç daire raporundan farklı olabilir. İtirazınız teknik gerekçelerle desteklenmelidir.
Çelişkili iki rapor var. Hâkim hangisini seçer?
Mahkemenin görevi çelişkiyi seçimle değil gidermekle çözmektir. Çelişen iki rapor varsa hâkim ya aynı bilirkişiden ek rapor alır, ya yeni bir bilirkişi heyeti oluşturur, ya da dosyayı Adli Tıp Kurumu'na yollar. Çelişki giderilmeden hüküm kurulursa karar bozulur.
Trafik kazası ceza dosyamda verilen kusur oranı, tazminat davası hâkimini bağlar mı?
Kural olarak bağlamaz. Ceza ve hukuk yargılaması ayrı rejimlerdir; hukuk hâkimi kendi bilirkişisini atayıp farklı oran tespit edebilir. Ancak ceza dosyasındaki kesinleşmiş maddi olaya ilişkin tespitler (kazanın nasıl olduğu, kimin hangi şeritte olduğu) hukuk hâkimi için kuvvetli karine oluşturur (TBK m. 74).
Aracımın siyah kutusu (EDR) var. Bilirkişi bunu inceleyebilir mi?
Evet ve incelemelidir. EDR (Event Data Recorder) verileri çarpma öncesi hız, fren, gaz, direksiyon açısı gibi kritik bilgileri saniye saniye kaydeder. Verinin dosyaya kazandırılması talebi savunmanın en güçlü kartlarından biridir. Bilirkişinin EDR verisini istemeden rapor yazması itiraz sebebidir.
Kaza anında trafik kamerası vardı. Mahkeme bu kaydı isteyebilir mi?
Evet ve istemelidir. Müzekkereyle Emniyet Genel Müdürlüğü'nden, belediye trafik şube müdürlüğünden veya özel mülk sahibinden istenebilir. Görüntü kayıt süresi kısadır (genelde 7–30 gün); bu nedenle kazadan sonra mümkün olan en erken zamanda saklanması için talepte bulunulmalıdır. Aksi hâlde "kayıt silinmiştir" cevabı gelir.
Aracı eşim kullanıyordu, ben tazminat alabilir miyim?
Bu sorunun cevabı, eşinizin kusur oranına ve dosyanın türüne göre değişir. Kusursuz veya az kusurlu eşinizin yanında yolcu iken yaralandıysanız karşı taraftan tazminat talep edebilirsiniz. Eşiniz tam kusurluysa, kendi sigortanızdan veya — uygulamadaki bazı sınırlamalarla — Güvence Hesabı'ndan talep yolları gündeme gelebilir.
Yayaydım ve kırmızı ışıkta geçtim. Tamamen kendim mi sorumluyum?
Hayır, tamamen değil. Sürücünün de görüş mesafesindeki yayayı görüp tedbir alma yükümlülüğü vardır. Tipik dağılım %60–%70 sürücü, %30–%40 yaya şeklindedir. Yayanın çok aniden çıkması veya görüşün engellenmiş olması bu oranı yayanın aleyhine değiştirebilir.
Trafik kazasında "asli kusur" ile "tali kusur" ne fark eder?
Asli kusur, kazanın olmasına birincil olarak yol açan kural ihlalidir; oranı yüksektir (genelde %70 ve üzeri). Tali kusur, sonucun oluşmasında ikincil rol oynayan ihlaldir (genelde %20–%40). Bir kazada iki taraf da asli kusurlu olamaz; bir tarafın asli kusuru tespit edildiğinde diğerine en fazla tali kusur düşer.
Bilirkişi raporu için ne kadar para ödüyorum?
Bilirkişi ücretleri Adalet Bakanlığı'nın her yıl güncellediği tarifeye göre belirlenir. 2026 yılı için trafik kusur raporları genelde 5.000–15.000 TL aralığındadır; konunun karmaşıklığı, keşif gerektirip gerektirmediği, bilirkişi sayısı belirleyicidir. Bu masraf önce talep eden tarafça yatırılır; dava kazanılırsa karşı taraftan rücu edilir.
Kusur tespiti için özel bilirkişi raporu aldırsam mahkeme dikkate alır mı?
Evet, dikkate alır ama bağlayıcı değildir. Özel mütalaa (mütekabili rapor), mahkemenin kendi atayacağı bilirkişiye karşı argüman geliştirmenizde güçlü bir araçtır. Özellikle çelişkili rapor argümanı kurmak için kullanılır. Saygın bir uzman tarafından hazırlanmış özel mütalaa, mahkemeyi yeniden bilirkişi atamaya yöneltebilir.
Kazamda araç içi kamera (dashcam) vardı. Bu kayıt delil olur mu?
Evet, olur. Türk Hukukunda taraf kendi aracındaki kamera kaydını sunabilir; özel hayatın gizliliği ile çatışmadığı sürece (örneğin yol kaydı kişisel veri ihlali yaratmaz) mahkemece kabul edilir. Dashcam kayıtları bilirkişinin işini büyük ölçüde kolaylaştırır ve çoğu durumda kusur oranını net biçimde belirler.
Bilirkişi raporunda kusur "tespit edilemedi" yazıyor. Tazminat hakkım sona mı erdi?
Hayır. Kusurun tespit edilememesi nadiren karşılaşılan bir durumdur ve bu durumda dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesi gerekir. Mahkeme, somut olayda kusurun tespitini sağlayabilecek ek deliller (kamera, EDR, ek tanık) toplamaya yönelmelidir. Tamamen tespit edilemese bile kusursuz sorumluluk rejimi (KTK m. 85) çerçevesinde araç işletenin sorumluluğu devam eder.
Çift taraflı çarpışmada her iki taraf da "haklıyım" diyor. Bilirkişi nasıl karar verir?
Bilirkişi taraf beyanına değil, fiziksel kanıtlara bakar: çarpma açısı, hasar bölgeleri, fren izleri, kaza yerindeki cam-plastik dağılımı, savrulma mesafesi. Bu fiziksel kanıtlar taraf beyanlarından çok daha güvenilirdir. Modern dosyalarda bu kanıtların yetersiz olduğu hâllerde EDR, kamera ve çevre güvenlik kayıtları belirleyici olur.
Aracımı bir başkasına ödünç verdim, kaza yaptı. Ben de mi sorumluyum?
Evet, işleten sıfatınız devam ettiği sürece sorumlusunuz (KTK m. 85). Aracını başka bir sürücüye veren kişi, işleten sıfatını koruduğundan, sürücüyle birlikte müteselsil sorumlu sayılır. Aracın çalındığı veya rıza dışı kullanıldığı ispat edilirse bu sorumluluk düşer.
Trafik sigortam yoktu ve kaza yaptım. Karşı tarafın zararı ne olur?
Karşı tarafın zararını Güvence Hesabı karşılar (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 14). Güvence Hesabı, ödediği tutarı size rücu eder. Trafik sigortası yapmamanın sonucu, çoğu zaman tek bir ciddi kazada onbinlerce TL borçlanmaktır. Bu nedenle trafik sigortası zorunlu kılınmıştır.
Aracım kasko ile sigortalı. Kasko kusura bakmadan öder mi?
Kasko, kusurunuza bakmaksızın sözleşme şartlarına uygun şekilde aracınızın hasarını öder. Kusurlu olsanız bile kaskonuz öder, ancak özel istisnalar (alkollü sürüş, ehliyetsiz sürüş, yarış vs.) saklıdır. Kasko ödediği tazminatı karşı tarafın sigortasından veya doğrudan karşı taraftan rücu eder.
Mahkemenin atadığı bilirkişiye ücret ödemek istemiyorum. Reddedebilir miyim?
Bilirkişi ücreti, kanıtlama yükümlülüğü altındaki tarafa yatırılır. Reddederseniz mahkeme delil bakımından sizin aleyhinize sonuçlandırabilir. Adli yardımdan yararlanma şartlarını taşıyorsanız (gelir düzeyi belirli sınırın altındaysa) ücretsiz hukuki destek talep edebilirsiniz.
Adli Tıp Kurumu raporu ne kadar sürede gelir?
Trafik İhtisas Dairesi raporları için uygulamadaki süre 6 ay ila 1.5 yıl arasında değişir. Genel Kurula gönderilen dosyalarda süre 2 yılı bulabilir. Bu uzun süre, dosyanın strateji belirlenmesinde başlangıçtan göz önünde bulundurulmalıdır.
Kaza sonrası karşı taraf "anlaşalım" diyor. Ne yapmalıyım?
Sözlü mutabakatlar değil yazılı tutanak önemlidir. Maddi hasarlı kazalarda standart kaza tespit tutanağı doldurulmalı, mümkünse fotoğraflar çekilmeli, çarpışma noktası ve aracın konumları net belgelenmelidir. Yaralanmalı kazada mutlaka polis çağrılmalıdır; aksi halde adli süreç sırasında "rıza ile gidildi" tartışması doğabilir.
Kazada vefat ettim — hayır, yakınım vefat etti. Ne yapmalıyız?
Acil olarak: (1) olay yerinin fotoğraflanması ve trafik kazası tespit tutanağının düzenlenmesi sağlanmalıdır; (2) cenazenin defni sonrasında ölü muayene-otopsi raporu, kan numune-toksikoloji raporu temin edilmelidir; (3) sigorta şirketine ihbarname gönderilmeli; (4) destekten yoksun kalma tazminatı hesabı için ölenin gelir belgeleri ve nüfus kaydı çıkarılmalı; (5) ceza dosyası için müdahil sıfatıyla katılım talep edilmelidir. Bu süreçler birbirine paraleldir ve avukat desteği şarttır.
Genel Değerlendirme
Trafik kazasında kusurun tespiti, tek bir uzmanın subjektif yorumu değil; KTK, TBK, TCK ve usul kanunlarının çerçevelediği teknik bir prosedürdür. Bu prosedürün her aşamasının kendine özgü kuralları, süreleri ve itiraz yolları vardır. Pratik üç nokta belirleyicidir.
Birincisi, delil toplama disiplini. Kaza yerindeki fotoğraflar, kamera kayıtları, EDR verileri, tanık beyanları zamanında ve eksiksiz olarak dosyaya kazandırılmalıdır. En güçlü bilirkişi raporu bile eksik delile dayanırsa zayıf kalır; en kötü hukuki pozisyon zengin delillerle savunulabilir hâle gelebilir.
İkincisi, bilirkişi raporu denetimi. Rapor mahkemeye sunulup tebliğ edildiğinde iki haftalık süre kritiktir. Bu sürede teknik gerekçelerle yapılacak itiraz, raporu yeniden inceleme yoluna açar. Pek çok dosyanın seyri bu aşamada belirlenir.
Üçüncüsü, ceza ve hukuk dosyalarının paralel takibi. Aynı kazadan doğan ceza ve hukuk yargılamaları birbirinden bağımsız ilerler ama maddi olayın tespitinde birinin diğerini etkilemesi mümkündür. İki dosyada da aynı kanıt setinin kullanılması ve aynı bilirkişi sonucuna doğru ortak strateji belirlenmesi, savunmanın bütünlüğü açısından önemlidir.
Bu makale, mahkemelerde kusurun teknik olarak nasıl tespit edildiğine dair bir genel çerçevedir. Sigorta tahkim aşaması için site içi TRAMER Kusur Oranına İtiraz ve Sigorta Tahkim Komisyonu Başvurusu sayfaları; sonraki tazminat kalemleri için Araç Değer Kaybı Kapsamlı Rehberi, Pert Araç Rayiç Değer Uyuşmazlığı, Maluliyet Heyet Raporu ve ceza süreci için Trafik Kazasında Taksirle Yaralama Suçu makaleleri ek bilgi sağlar.
İlgili Detaylı Rehberler
- TRAMER Kusur Oranına İtiraz Rehberi
- Sigorta Tahkim Komisyonu Başvurusu
- Trafik Kazasında Taksirle Yaralama Suçu
- Araç Değer Kaybı Tazminatı
- Pert Araç Rayiç Değer Uyuşmazlığı
- Trafik Kazası Sonrası Maluliyet Heyet Raporu
*Bu makale, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, Yargıtay 9. ve 12. Ceza Dairelerinin ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairelerinin uygulamaları temel alınarak hazırlanmıştır. İçerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Yargıtay içtihatları zaman içinde değişebileceğinden, dosyanızın değerlendirildiği tarihteki güncel içtihat esas alınmalıdır. Spesifik dosyanız için mutlaka bir avukatla görüşünüz